Martin Buber: Dünya Anlaşılamaz Ama Kucaklanabilir
İnsan alanında bir zamandan diğerine gerçekleşen şey, her zaman gerçekleşir. Çember tamamlandığında, dünya kavrayışının saf çemberi ve her şey onun içinde içerildiğinde ve tüm düşüncenin bir enerji biçimi ve tüm iradenin bir nedensellik biçimi olarak maskesi düşürüldüğünde, o zaman benlik, gizli tarla kuşu, çemberden yukarı doğru yükselir ve öter.
Ben’i [benliği] parçalara ayırdınız ve bölümlere ayırdınız, yine de o sizin yapaylıklarınızın üzerinde dokunulmadan yükseliyor, dokunulmaz olan. Ruhumun maskesini gevşek bir duyumlar toplamı olarak düşürebilirsiniz; o zaman kendini canlandırır ve gecenin ihtişamını ya da bir çocuğun şefkatini hisseder ve bir kristal kadar sağlamdır. Ve uyuduğunda, tüm formüller ve hesaplamalar, ateşli rüyasının etrafında pervaneler gibi uçar. Oluştuğum elementleri, içimde gerçekleşen dönüşümleri, beni zorlayan yasaları sergileyebilirsiniz; ancak ben, bütünüyle eşsiz bir form, eylemde bulunmak için ortaya çıktığımda ve seçimimi yaptığımda, o zaman ben kendim elementim, dönüşümüm, yaşamım ve yaratılışın şimşeği benim yaratıcı ellerimden parlar.
Hangi maddelerden oluştuğumu, hangi hayvandan türediğimi, hangi işlevlerin kölesi olduğumu duymak benim için faydalıdır; yine de sonsuzu düşünmeye, sonsuzu görmeye ve sonsuzla iç içe geçerek kendimi sonsuz olarak deneyimlemeye cesaret ettiğimde bunun benim için hiçbir anlamı yoktur. İnsanın yeryüzünde olmadığı bir zaman vardı, bu bilgiyi kolayca alıyorum ama sonsuzluk, yaşanan anın alevinde bana çarparken, artık onun sesini bilmiyorum. Dünyanın bir gün soğuyacağını ve insanın yok olacağını isteyerek kabul ediyorum; ama eylemim kıyısız bir oluş içinde dışa doğru dalgalandığında bu bilgiyi unuttum ve yok ettim.
Bu, varoluşumuzun görkemli paradoksudur; dünyanın tüm anlaşılabilirliği, onun anlaşılmazlığının yalnızca bir taburesidir. Ancak bu anlaşılmazlığın bahşedeceği yeni, harika bir sır vardır; Adem’in, karısı Havva’yı ‘bildiği’ zamanki bilgisi gibidir. Kavramların en bilgili ve ustaca birleşiminin reddettiği şeyi, alçakgönüllü ve sadık bir bakış, kavrayış, herhangi bir durumu bilmek bahşeder.
Dünya anlaşılabilir değildir ama kucaklanabilirdir: varlıklarından birinin kucaklanmasıyla. Her şeyin ve varlığın iki yönlü bir doğası vardır: pasif, emilebilir, kullanılabilir, ayrıştırılabilir, karşılaştırılabilir, birleştirilebilir, rasyonelleştirilebilir ve diğeri, aktif, emilemez, kullanılamaz, ayrıştırılamaz, karşılaştırılamaz, birleştirilemez, rasyonelleştirilemez. Şeylerdeki yüzleşme, şekillendirme, ihsan etme budur.
Bir şeyi gerçekten deneyimleyen kişi, o şeyin kendisiyle buluşmak üzere ortaya çıkmasını ve onu kendisinden kucaklamasını sağlayan kişi, o şeyde dünyayı tanımıştır.
Alıntılayan: Dr. Gökhan Özcan
Alıntılanan Kaynak: Martin Buber (2025). Yol Göstermek (s. 75-77). (Çev. Güney Çeğin, Abdulhalim Karaosmanoğlu). Fol Kitap.

Yorumlar
Yorum Gönder